Gamze & Murat Çiftimizin Düğün Hİkayesi

Yorum Bırakınız..
Gamze & Murat Çiftimizin Düğün Hikayesi

Çok güzel bir şehirde , harika çiftimizle , mükemmel bir  günde , çok eğlendiğimiz bir çekim yaptık Antakya da . Düğün Fotoğrafçısı olarak ilk kez gideceğimiz  Antakya hakkında İnternet üzerinden araştırmalarımızı  yaptık ve çok güzel mekanlar bulduk. Şehir hakkında gerekli bilgileri öğrendikten sonra 8 Ağustos sabahı sabah ilk uçak ile Antakya'ya gittik. Gelinimiz ile Düğünden çok önce anlaşmıştık ve hep iletişim halindeydik.Neyse uçaktan indik ve otele yerleştikten sonra öğleden sonra 3 gibi buluştuk ve hem damat bey hemde gelin hanımla tanıştık ve ilk mekan olarak Büyük Antakya Parkına geçtik ve burada çekime başladık. 


Gelin hanımın üniversiteden arkadaşları ve Damat beyin kardeşi ve arkadaşı da çekimde bizlere eşlik ediyorlardı. Parkın yeşil alanlarında başladık çekimimize ve daha sonra palmiye ağaçlı yolda en güzel anları fotoğrafladık. 


Dış çekimimize Taş Köprüde devam ettik. Tabi aksesuarlarımız ile de fotoğrafları süsledik. Murat & Gamze çiftimizin çok neşeli olması ve rahat olması bizi de çok mutlu etti ve çekim daha da keyifli bir hale dönüştü. 







Yaklaşık 1 saat Büyük Parkta kaldıktan sonra meşhur Eski Antakya Sokaklarına geçtik ve sokakların derinliklerine bıraktık kendimizi. Dar sokakların olduğu ve renkli evlerin önünde Düğün Hikayesi Dış çekimimize kaldığımız yerden devam ettik. 






Gelin hanımın ve damat beyinde misafirleri ile hatıra fotoğraflarını da çektikten sonra Gelinimiz ve Damadımızın tekli pozlarını da çektik. 1 saatten fazla sokaklarda  dolaştıktan sonra Düğün Hikayesi çekimimizin sonuna geldik. Bizde çiftimiz ile klasikleşen hatıra fotoğrafımızı çekildik.


Düğün Fotoğrafçısı olarak Çiftimize Bir Ömür Boyu Mutluluklar Diliyoruz.

Siz değerli takipçilerim ile kısada olsa bir gezi yazısı paylaşmak istiyorum. İlk kez gittiğim Antakya da 1 gün kaldım ve Çekim sonunda Antakya da gezintiye çıktım.Tabi o kadar çalıştıktan sonra haliyle acıkmıştık  ve çok methini duyduğumuz Tavuk Döneri en güzel yapan dükkanın adını öğrendik ve 10 dakika yürüdükten sonra bulduk dükkanı,dükkanın adı KEBO idi rengarenk dükkanda yemeğimizi yedik ve abartmadan söylüyorum Mükemmeldi ,yolu Antakya'ya düşenlere kesinlikle tavsiye ederim . Ee diğer meşhur olan şey de künefe olduğuna göre onunda tadına baktıktan sonra dinlenmek üzere otele geçtik. Sabah erken saatte çıktık ve kısa bir kahvaltı molasından sonra şehri birazda gündüz gözüyle gezdik. Şunu da paylaşmadan edemeyeceğim Antakya halkı gerçekten çok güler yüzlü ve sıcakkanlı idi ve bu beni inanılmaz mutlu etti ve şehri biraz daha sevmemi sağladı.Her neyse sıradaki durağımız Hatay Arkeoloji Müzesi idi. Otobüse binip yaklaşık 15 dakika süren yolculuktan sonra Müzeye geldik. Müze kartımız ile Müzeye giriş yaptık.Müzede genel olarak harika mozaikler Afrodit heykeli ve Suppiluliuma Heykelini çok beğendim. 


 Suppiluliuma Heykeli


Tabi sikke ve diğer çağlara ait birçok eser vardı.Vaktim kısıtlı olduğu için 1 saatten biraz fazla gezdiğim müzeden hediyelik eşyalarımı da aldım . Buradan  çok yakında bulunan St. Pierre kilisesini de ziyaret ettik.Dağın içine oyulmuş ufak bir kilise ama öğrendiğim kadarıyla ilk kilise veya ilk kiliselerde n biriymiş ve Hristiyanlar için çok önemliymiş. Bu arada sabah kahvaltıdan sonra mekanın hemen karşısından sonra Habibi Neccar camisini ziyaret ettik. Kalan zamanımızda şehrin sokaklarında gezdikten ve şehri fotoğrafladıktan sonra Antakya Maceramızın sonuna geldik ve sezonda buradan gelecek yeni işleri ve tanışacağımız çiftlerimizi sabırsızlıkla bekliyoruz. 



Şimdilik Hoşçakal Antakya :)



Sonraki KayıtSonraki Kayıt Önceki KayıtÖnceki Kayıt Ana Sayfa

0 yorum:

Yorum Gönder

İnstagram Hesabımız